" Ne Yapsan Nafile " @berkcakirel yazdı

15.04.2016 15:16

-NE YAPSAN NAFİLE-

Fenerbahçe, Konya’da 2-1 mağlup oldu ve Beşiktaş’ın altın tepside sunduğu ikramı adeta elinin tersiyle reddetti. Aykut Kocaman’ın öğrencileri 2016’daki inanılmaz formlarını sürdürdüler ve bu büyük sınavdan da alınlarının akıyla çıktılar. Fenerbahçe’de ise geçen haftadaki Osmanlı maçından pek de farklı bir tablo yoktu sahada. Bu sefer yer Kadıköy değil Torku Arena, rakip de Osmanlı değil Konya olunca sonuç da beraberlik değil mağlubiyet oldu nitekim.

Pereira’nın artık bu hafta takımda bir yeniliğe gideceğini, farklı bir 11 sahaya süreceğini düşünüyordum. Ancak kadrolar açıklandığında Portekizli teknik adamın yine boş inadından vazgeçmediğini gördük. Öncelikle bu takımın bu kadar silik ve etkisiz bir oyun oynamasının temelinde 3 isim yatıyor : Josef de Souza, Diego Ribas ve o hafta santrforda kim forma giyiyorsa Fernandao ya da Van Persie. Sahada ne yaptığını kimsenin çözemediği Josef ve yaratıcılığı sıfırlanmış, bitik Diego’nun yer aldığı bir orta sahayla hücuma katkı sağlamak mümkün değil. Bunu artık tüm Türkiye gördü ama Pereira hala göremedi. Dün Pereira’nın yapması gereken şuydu : Maça Topal-Ozan-Alper orta sahasıyla başlayıp eksik olan dinamizmi yakalamak. Alper, Eskişehir’de 4 sezon merkez orta sahada görev aldı. Fenerbahçe’deki ilk sezonunda da Ersun Yanal onu merkezde kullanıyordu. Ancak geçen sene İsmail Kartal’ın Alper’i kanatta kullanmaya başlamasıyla Alper’in asıl işlevi, orjini bir anda unutuldu. Hele hele orta sahadan hücuma geçiş sağlama konusunda adeta buhranlar geçiren bu sezonki Fenerbahçe’de Alper’in Diego’nun yerine düşünülmemesi akıl alır gibi değil. Bana göre sezon sonu Pereira’nın performansı değerlendirilirken hanesine yazılacak eksilerin başında bu geliyor. Çünkü bu sorun Ocak’ta sezon arasında tespit edilip Alper o bölgeye monte edilse belki de çok başka bir Fenerbahçe izliyor olurduk. Alper, Diego’nun vermesi gereken kilit pasları verebilir hatta ekstra olarak da yapacağı dribblinglerle rakip savunmaları ortadan yararak Pereira’nın hayalindeki karşı pres futbolunu işler hale getirebilirdi.

Josef, Konya’da tam 22 dakika boyunca topa dokunmamış. Fenerbahçe orta sahasının vazgeçilmez (!) ismi Josef ‘Hayalet’ de Souza’nın bu istatistiği bizler için şaşırtıcı değil. Gerçekten, abartısız bir şekilde sahada olmasının anlamı olmayan bir isim Josef. Ozan’ı Josef yerine ilk 11 başlatmak, Ozan’ın performansı da yeterli olmasa bile, çok daha mantıklı bir hareket her halükarda. Zaten başka bir alternatif yok elinde. Sezon sonuna kadar Topal-Ozan-Alper orta sahasıyla çıkılmayacak her maçta Konya’daki futbolu görmemiz yüksek ihtimal.

3.sorunlu mevki ise tabii ki santrfor. Sezonun en kritik maçına çıkarken Van Persie yine bir anda sakatlandı ve kadroya alınmadı. Ha alınsaydı ne fark ederdi diyecek olursak pek bir şey fark etmezdi muhtemelen. Van Persie kalan süreçte mucizevi işler yapıp takımı tek başına sürüklemediği sürece Van Persie’nin bu sezonunu çok büyük bir hayal kırıklığı olarak hatırlayacağız. Fernandao ise o kiloyla ve cüsseyle gidip güreşçilik yapabilir belki ama futbolculuk pek mümkün değil şu halde. İki santrforun da takımla iletişimleri feci halde kopuk. Bu da skorlara yansımakta zaten.

Pereira’nın bir başka büyük hatası ise Caner konusunda. 2 sezondur takımın belki de en etkili, en formda ismi olan Caner’i resmen köreltti bu sezon Pereira. Hasan Ali de belli standartları olan, hatta savunma yönü Caner’den daha kuvvetli olan bir bek. Ama Caner’in takımın hücumundaki rolü çok büyüktü ve Caner’i sık sık yedeğe çekerek formunu kaybetmesine yol açtı Pereira. Bekleri hücumda daha az kullanan bir oyun anlayışı sonucu Caner de oynadığı sürelerde istediği performansı sergileyemedi ve kötü bir sezon geçirmekte. Dün oyuna girerken de yüz ifadesi oldukça memnuniyetsizdi. Ben sezon sonu ayrılması en yüksek ihtimal olan ismin Caner olduğunu düşünüyorum.

Volkan Şen için ise ayrı bir parantez açmak gerek. Sezonun başında çok az forma şansı buluyordu. Diğer yıldız isimlerin gölgesindeydi ve bu yüzden beklentiler de çok yüksek değildi. Ancak çok çalıştı, verilen süreleri en iyi şekilde kullandı ve bileğinin hakkıyla formayı kaptı. Markovic’in sakatlığı sonrası ise resmen yerini garanti altına aldı. Haftalardır da takımın en çok çabalayan, en çok kendini yırtan ismi. Taraftar da tezahüratlarla ve sosyal medyada ona hakkını veriyor. 1 aydır Volkan Şen, Kjaer ve Mehmet Topal dışında şampiyonluk için savaşan, yüreğini ortaya koyan birini göremiyorum ben sahada. Volkan Şen’in bu formu Euro 2016’da Terim için de önemli bir silah olacaktır.

Aykut Kocaman için ise ne desek eksik kalır. Gerçekten kağıt üstünde ligin en zayıf kadrolarından biriyle böyle şahane işler yapmak az buz bir başarı değil. Torku Arena’daki muazzam atmosferle gelecek sezon Aykut Hoca’nın Avrupa macerasını izlemek çok keyifli olacak. Ben gelecek sezon Konyaspor’un yerinde takviyelerle ligde şampiyonluk adayı olabileceğine ve Avrupa’da dikkat çekebileceğine inanıyorum. Aykut Hoca, Avrupa’da bir takım çalıştırma ihtimali en yüksek olan Türk teknik adam. Kim bilir belki 2017-2018 sezonunda ‘Kocaman’ yürekli adamı bir Bundesliga takımının başında görürüz…

Son olarak, Fenerbahçe için geçen haftadan çok başka bir yorum yapmak mümkün değil. Taktik, teknik tabii ki önemlidir ama bir takımda inanç yoksa, ruh yoksa ne yapsan nafiledir. Çok kötü durumdaki Galatasaray karşısında da takım bu umarsızlıkla oynar, Pereira aynı hataları yaparsa Pererira’nın bileti kesilmelidir.